Ajanda

YARGITAY 9.HUKUK DAİRESİ KARARI: İŞÇİLİK ALACAKLARI İÇİN AÇILAN DAVALARDA KISMİ ALACAK DAVASI HAKKININ KULLANILMA USULÜ VE MAHKEMENİN TALEPLE BAĞLILIĞI İLKESİ HAKKINDA

27.12.2022

Duyurumuz, 27/12/2022 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 2022/10255 Esas ve 2022/9908 karar sayılı ilamına ilişkindir. Başvuru, ilk derece mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesine ilişkindir

I. İlk Derece Mahkemesi Kararı

Davacı, Gebze 6. İş Mahkemesince verilen işe iade kararının kesinleşmesine istinaden, davalı işverene işe başlama talebinde bulunmuş; davalı işveren davacıyı işe başlatmayarak 4 aylık işe başlatmama tazminatı ile beraber, kıdem ve ihbar tazminatı karşılığı bir ödeme yapmıştır. Davacı, işbu ödemenin toplu iş sözleşmesine göre hesaplanmadığını iddia ederek Gebze 10. İş Mahkemesine başvurmuştur.

Gebze 10. İş Mahkemesi “Sözleşmesinden kaynaklandığı iddia ettiği, davacının kendi alacak farklarını sendika üyesi olması da gözetilerek sendikadan öğrenerek alacaklarını somutlaştırabileceği bu haliyle belirsiz alacak davası şeklinde açmasında hukuki bir yararının olmadığı gözetilerek dava şartı yokluğuna bağlı olarak davanın usulden reddine karar verilmiştir.” gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.

II. Kanun Yararına Temyiz

Adalet Bakanlığınca, kanun yararına temyize konu davada dava dilekçesinde belirsiz alacak davası açıldığı yönünde bir ibarenin bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 107. Maddesinden “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.” hükmünden de söz edilmediği, nitekim dava dilekçesinde davanın kısmi dava olarak açıldığının belirtildiği, açılan davanın kısmi dava olarak kabulü ile Mahkemece toplanan delillere göre karar verilmesi gerekirken davanın hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle Gebze 10. İş Mahkemesinin aldığı kararın kanun yararına temyizen incelenmesini talep etmiştir.

III. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin İncelemesi

Anayasa Mahkemesi, başvuruyu, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmiştir. Mahkeme, yapmış olduğu incelemede;

  • Dairenin yerleşik içtihatları uyarınca ve belirsiz alacak davasının istisnai hüviyeti gereğince, dava dilekçesinde açıkça davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının açıkça yazılması gerektiğini ya da 6100 sayılı Kanun’un 107. Maddesine dayanıldığının belirtilmesi gerekmekte olduğunu belirtmiştir. Alacağın belirsiz olduğu hallerde, davacının kısmi veya belirsiz alacak davası açma seçimlik hakkından hangisini kullandığının mahkeme eliyle belirlenemeyeceğine işaret ederek; dava dilekçesinde, alacakların 50-100-1000 TL gibi miktarlarda gösterilmesi halinde davanın kısmi dava olarak açıldığının kabulü gereklidir demiştir.

 

  • Dava dilekçesindeki “…işbu alacaklarımızla ilgili tüm veriler elimizde olmadığından kısmi dava açma zorunluluğu doğmuştur…”şeklindeki ifade ile davanın kısmi dava olarak açıldığı açık bir şekilde ortaya konulmuş olduğunu ve buna rağmen ilk derece mahkemesinin talep ile bağlı kalmayarak eldeki uyuşmazlığı belirsiz alacak davası olarak açıldığının kabulü ile davanın reddine karar vermesinin, hatalı bir değerlendirme olduğunu vurgulamıştır.

Söz konusu Karar’a aşağıdaki link aracılığıyla ulaşabilirsiniz.

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2022/12/20221227-6.pdf

 

NAZALI VERGI & HUKUK

info@nazali.com

Yukarıda yer verilen açıklamalarımız, hukuki görüş ve tavsiye niteliğinde olmayıp, konuya ilişkin genel bilgiler içermektedir; bu sebeple belirtilen konularda bir aksiyon almadan önce, bir uzmana danışmanızı tavsiye ederiz. NAZALI’ya işbu dokümanın içeriğinden kaynaklanan veya içeriğine ilişkin olarak ortaya çıkan sonuçlardan dolayı herhangi bir sorumluluk iddiasında bulunulamaz